Seyyid Abdulbaki Hz.[k.s] halifeyken

2007-07-25 11:48:00

DOKTOR AHMET ABİ ANLATIYOR

Seyyid Abdulbaki Hz.[k.s] halifeyken, bir gün bu sohbeti bana yaptı;

Mevlana Halid [k.s] hacca giderken, Medine-i Münevvere de birisi önüne geçti dedi, “Ya Halid burada kimsenin haccına [işine] karışma.Sen haccına bak”dedi kayboldu.

Mevlana Halid [k.s] Mekke ye gidince, Mekke de Kabe de Delail-ü Hayrat okurken baktı ki birisi arkasını çevirmiş Kabe ye, zoruna gitti.Tabii ilim ehlidir.

Dedi bu cahil niye böyle yapıyor.İnsanlar buraya geliyor Kabe ye, ona yalvarıyor günahların affı için.
Buda şeriata aykırı, edebe aykırı hareket yapıyor,sırtını çevirmiş.

Dayanamadı, gitti ona; 
- “Ya derviş, Kabe ye niye arkanı çeviriyorsun, niye böyle yapıyorsun”
- Dedi, senin insan, önünü Kabe ye vermiş ama sırtını Allah a vermiş, benim gibi insan da, sırtını Kabe ye vermiş, önünü Allah’a vermiştir.
Önemli olan kalptir, benim kalbim Allah a bağlıdır.


Mevlana Halid (k.s) baktı ki çok büyük zat tır, dedi burada sen bana tövbe tarikat verirmisin?
Yok dedi. Senin nasibin Şah Abdullah Dehlevi (k.s) dedir. Ondan sonra ayrıldı….

Mevlana Halid in (k.s) kalbine bir ateş düştü, yanmaya başladı. Irak a geldi.Süleymaniye de çok talebeleri vardı.
Seyyid Abdullah bizim silsilede geçiyor, O nun ismi Seyyid olarak geçiyor şeyh olarak geçmiyor.Silsilede öyle geçiyor.

Seyyid Abdullah (k.s) çok zengindi, çok alimdi,… dedi ki beraber gidelim dehleviye. Sonra düşündüler, Mevlana Halid dedi; sen burada kal, buradaki fakirler, mollaların işine bak iş aksamasın, ben dehleviye gideyim.Ne getirirsem ortağız.

Gitti, yedi sene orda kaldı yedi sene orda sekavcılık yaptı.Şah Abdullah Dehlevi dediki; sen burada hiçbir şey konuşmayacaksın, sekavcılık yapacaksın.

Mevlana Halid, bir fetva üzerine iki kişi tartışırken onlara rastladı. Tenekeleri indirdi, dediki; falan kitapta onun fetvası budur. Baktılar çok büyük alim…

Gittiler Şah Abdullah Dehlevi ye, dediler; bu sekavcı çok alimdir, suyun altına niye vermişsin, gelsin bize ders versin.
Dedi o bir şey bilmiyor. Çağırdı onu yanına, dedi, ben sana demedim mi ilmini kimseye söyleme sen kaybettin, sekavcılıkta senin elinden çıktı. 
Gideceksin tuvaletleri temizleyeceksin.
Yedi senede tuvaletleri temizledi, hizmet etti.

On dört sene sonra Mevlana Halid (k.s) halifelik aldı, geldi Süleymaniye ye.
Seyyid Abdullah’a dedi, 
-ben halifelik aldım.Buna karşılık sana da halifelik vereceğim.
Seyyid Abdullah dedi 
-Ben istemiyorum, 
-Dedi ne istiyorsun, Seyyid Abdullah dedi ki ;
-Silsileye benim ismimi yazdıracaksın.Bana kıyamete kadar Fatiha okusunlar.
Onun için şeyh diye geçmiyor.

Abdulbaki Hz. leri (k.s) dedi ki ;
“Hizmet hepsi etti. O tekkeye hizmet etti, Mevlana Halid gitti orda hizmet etti. O da karşılığını aldı”. Dedi ;
“Bu Sadatların yanında Allah’ın yanında hiçbir şey kaybolmaz.hizmet hizmettir”


Bir gün bir sofi Seyyid Abdulbaki Hz. lerine (k.s) dediki;
Kurban biz ilerleyemiyoruz, ne kadar zikir yapıyoruz vücudumuz uyanmıyor, gafletteyiz nasıl yapacağız ?

Seyyid Abdulbaki Hz. leri (k.s), bastonu koydu elini üzerine koydu, sofi dedi;

- Bir insan nazar ı haram yaparsa, ne kadar yaparsa ona fayda vermiyor. 
- Dedi, bir insan, yirmi dört saat dünyayla meşgul olursa, alışveriş, insanlarla oturup kalkarsa, o insanın kalbi ne kadar zikir yaparsa fayda vermez.
- Bir insanın ailevi huzuru yoksa bu insanda ne kadar zikir yaparsa kalbine fayda vermez. 
- Bir insan günah işlerse bu insan ne kadar zikir yaparsa yapsın fayda yoktur. İnsan bu dört şeyi yaparsa, ne kadar zikir yaparsa yapsın fayda vermez. Terk ederse fayda verir.

www.menzil.net

----------------------------------------------------------------------------------------------------

4828
0
0
Yorum Yaz